Fransız Sokağı

fransiz sokagiBeyoğlu’nun, sanki dünya masallarından kopup gelmiş, en renkli, en eğlenceli, en parıldayan, en elit ve en romantik tek sokağıdır. Galatasaray Lisesinin yan sokağından hemen aşağıya inmeye başladığımızda, karşımıza çıkan bu eğlenceli sokağın başında, kocaman harflerle “Cezayir Sokağı” yazan yazıyı görüyor olsakta, namı diğer Fransız Sokağı burasıdır. Sokağın başına geldiğinizde, birazdan sizi bir masalın beklediğini düşünmeye başlıyor, bir an önce içeri girmek,

uzaktan gördüğünüz güzelliği daha yakından hissetmek istiyorsunuz. Ama  adımınızı atmaya başlamadan önce, mutlaka giriş kapısında o meşhur sokak başı fotoğrafını çektirmeyi ihmal etmeyin.

Sokağın kaldırımlarından bir bir inerken yada çıkarken her yerde ayrı bir renk cümbüşüyle karşılaşırsınız. Şirin mi şirin, minik mi minik  renkli kafeleri ve rengarenk binalar size ayrı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Günümüzde restore edilmiş halini gördüğümüz renkli binaların hemen hemen hepsi, Fransız mimar ve mühendisler tarafından yapılmıştır.

Bu sokakta yok yok. Ünlü Fransız yemeklerinin ve içkilerinin sunulduğu kafelerden, kıymetli ressamların tablolarını görebileceğiniz sanat evlerine, canlı müzik yapan barlardan, kitap, pasta ve hediyelik eşya satan dükkanlara kadar birçok yer olup, her birinin kendine has bir konsepti var.

Bu sokak, gündüzleri sabah kahvaltınızı yapabileceğiniz, öğlenleri yemeğinizi yiyip, kahvenizi çayınızı içebileceğiniz, akşamları ise canlı müzikler eşliğinde eğlenip, mum ışığında romantik bir yemek yiyebileceğiz ideal bir yerdir.

Araştırdığım ve tavsiye edebileceğim mekanları ise yakında sizinle paylaşacağım…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir